Astım Tanısı Nasıl Konur?

Astım Tanısı Nasıl Konur?

Astımın tanısı, hastalığın hikâyesi, muayene bulguları ve astım dışında kronik öksürüğe neden olabilecek başka hastalıkların olmadığının ispatı ile konur.

Astım tahlili diye bir şey yoktur. Aksi ispat edilene kadar 4 ile 8 hafta öksüren çocuk astım kabul edilmelidir.

Yine de ülkemizde başta tüberküloz olmak üzere kronik bazı akciğer hastalıklarının ayırt edilmesi için testler yapılması gerekir. Astım dışında kronik öksürük nedenlerinin ayırt edilmesi şarttır: Tüberküloz, kistik fibrozis, gastroösofageal reflü, geniz akıntısı sendromu, kronik sinüzit, geniz eti bunların başında gelir.

Akciğer filmi

Akciğer filminin astım tanısından ziyade başka hastalıkların araştırılmasında ve astım dışı hastalıkların olmadığının gösterilmesi için çekilmesi yararlıdır. Ek bir sorun yoksa astımlı çocukların akciğer filmlerinde belirgin bir anormallik yoktur. Sadece bronşlarda kalınlaşma ve akciğer hava miktarında artma görülür.

Kan testleri

Kanda kişinin alerjik yapısını gösteren immünglobülin E maddesi (IgE) bakılması ile eosinofil adlı alerji hücrelerinin sayımı alerji araştırmasında önemlidir. IgE herkesin kanında bir miktar bulunan, bağışıklıkta rol oynayan antikor yapısında bir maddedir. Bu maddelerin normal çıkması kişinin astım olmadığı anlamına gelmez. Sadece alerjisi olmadığını gösterebilir. Kan hücrelerinden eosinofil hücre sayısının fazlalığı alejik duyarlılaşmayı en iyi gösteren testtir.

Alerji deri testleri

Deri testleri kişinin neye alerjisi olduğunu saptamaya yarar. Astımı olup olmadığını saptamaya değil. Astıma neden olması muhtemel bazı alerjenlerin saptanmasında kullanılır. Olası alerjen maddeler ön kol ön yüzüne veya sırta, deriyi delmek sureti ile verilir. Oluşan kabarıklık derecesi kontrol edilerek neye karşı alerjik olduğu anlaşılır. Eskiden 3 yaş altına yapılamadığı kabul edilen bu testlerin 3 yaş altına da yapılabileceği ve doğruluk payın yüksek olduğu gösterildi. Ancak deri testi yapılması çocuğun uyumunu gerektirdiği ve 3-4 yaş altı çocuklar sakin sakin kolunu uzatıp testin yapılmasını sabırla bekleyemeyecekleri için bu yaşlarda yapılması zordur.

Ayrıca kanda özel IgE’lere bakılarak alerji ortaya konmaya çalışılır. Örneğin yumurta akına veya ev tozu akarına özgün IgE’nin yüksek derecede çıkması o maddeye alerjiyi gösterir. Kan IgE düzeyi normal olduğu halde deri testleri ile bazı maddelere alerji gösterilebilmektedir.

Bir kişi astım olduğu halde hiçbir alerji testi ile bir sonuç alınamayabilir. Ayrıca birçok çocukta alerji tespit edildiği halde astım ortaya çıkmayabilir.

Çocuklarda solunum fonksiyon testleri

Yaşı 11-12 ’den büyük çocuklarda solunum fonksiyon testi yapmak astım tanısı koymada çok önemlidir. Ayrıca tedaviye yanıtın takibinde de kıymetli bilgiler verir. Test, spirometre adlı cihaza hızla üflemek suretiyle yapılır. Hızlı üfleme sırasında akciğerdeki hava akım hızları, spirometreye bağlı bir bilgisayar tarafından ölçülür. Çıkan sonuçlar hastanın yaşına uygun değerler ile karşılaştırılır. Test yapıldıktan sonra hastaya salbutamol adlı astım ilacı verilip ilaçtan 10-15 dakika sonra testin tekrarlanması çok değerli bilgiler veren bir yöntemdir. İlaç öncesi değerleri normale yakın olan bir genç hastada, ilaç uygulandıktan sonra değerler çok yükseliyorsa (-ki bu ilaçla bronşların ÇOK açıldığı ve test öncesi demek ki bronşlarda daralma olduğu anlaşılır) astım olasılığının çok olduğu hatta tanının astım olduğu düşünülür.

Hiçbir testle bir yere varılamayan hastalarda ne yapılır?

GINA’ya (Global Initiative Network for Asthma) göre şüphe çok ama net bir veri elde edilemediyse tedavi verilip tedaviye yanıt izlenerek de tanı konabilmektedir. Bunun için ya 5 gün yüksek doz oral kortizon verilmeli ya da 4 ile 8 hafta inhaler tedavisi verilip izlenebilir. Bu tedaviye yanıt veriyor, öksürük ve hırıltı kesiliyor, ilaçlar bırakılınca hastalık tektrarlıyorsa teşhis astımdır.

Bu yazıyı paylaş:

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

1992 senesinde temel tıp eğitimimi İstanbul Tıp Fakültesi’nde (Çapa) tamamladıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nı kazanarak 1997’de ihtisasımı tamamladım. 1997-1999 yılları arasında İstanbul Harp Akademileri’ndeki askerlik vazifemi tamamladığımdan beri Pediatri Uzmanı olarak çalışmaktayım. 2008 senesinden beridir de İstanbul Pediatri Merkezi‘nde hasta kabul ediyorum.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Bebekle Uçak Yolculuğu
Çocuklarda Beslenme Alışkanlığının Düzenlenmesi
Çocuk ve Boşanma
Koksaki ve El Ayak Ağız Hastalığı
Ir arriba