Okul Çağındaki Çocuklarda Beslenme

Okul Çağındaki Çocuklarda Beslenme

Bu yaş grubu çocuklarda arkadaş çevresi ve moda akımına göre beslenme değişkendir. Okul yeni bir çevre sağlar bu da beslenmeye psikolojik, çevresel, sosyolojik ve hastalıklara bağlı bir boyut katar. Farklı şeyler öğrenmeye başlar. Yaşam boyu sürecek alışkanlıklar edinmeye devam eder.

Bu dönemde yetersiz ve dengesiz beslenme çocukta büyüme ve gelişme sorunlarına yol açar.

Fiziksel olarak

Zihinsel gelişimde

  • Zeka gelişimi yavaşlar.
  • Eğitimde başarısız olur.
  • Sosyal uyumsuzluk yaşar.

Seksüel gelişim bozuklukları

Genel sağlık sorunları

  • İştah, acıkma ve doygunluk hissinde bozukluk.
  • Göz bozuklukları.
  • Kas sisteminin gelişiminde bozukluklar.
  • Enfeksiyon hastalıklarına yakalanma sıklığı artar.
  • Kemik gelişimi bozulur.
  • Anemi problemi artar.
  • Ülser gibi mide problemleri yaşanır.
  • Şeker hastalığı riski artar.

Sonuç olarak büyüme ve gelişmede problem yaşanır. Öğrenme hızı ve kapasitesi azalır. Dikkatini toplamda güçlük çeker.

Bu dönemde yapılan hatalar

  • Öğün atlama; özellikle kahvaltı atlanır.
  • Öğün geçiştirme; daha çok fast-food ağırlıklı beslenme, ekmek arası yiyip bunların yanına kola vb. içecekleri tercih etme.
  • Reklam ve çevreye özenti.
  • O dönemin moda akımlarına göre beslenme şekli etkilenir.

Büyüme ve gelişme döneminde genelde çocuğun çok yemesi desteklenir. Oysa alınan enerji hareketlilikle desteklenmezse kilo problemleri artabilir. Bir de aşırı protein ağırlıklı beslemek ilerde kalp hastalıklarına yakalanma riskini artırır. Bu günlük diyette enerjinin % 14’nü geçmemelidir.

Ergenlik döneminde büyüme ve gelişme hızları farklılaşır. Boyda büyüme kızlarda 16- 18 yaş, erkeklerde 18- 20 yaşa kadar devam eder. Nadiren 22 yaşına kadar devam eden olgular vardır. Spor yapmak güçlü bir kemik yapısına sahip olmayı sağlar. Bunun yanında günlük beslenmemizde kalsiyumun tüketimi önem kazanır. En iyi kaynağı süt, yoğurt ve peynirdir. Bunun dışında yeşil yapraklı sebzeler, pekmez, fındık, fıstık, susam, kuru baklagiller, kivi ve kuru meyvelerdir.

Bunun dışında diyetteki posanın çokluğu, fazla protein tüketimi kalsiyum emilimini güçleştirdiği için dikkat edilmelidir. Kalsiyum 25 yaşına kadar depo edilir. Bu yaştan sonra depolarımızı doldurabilmek gibi bir şansımız yoktur. İleriki yaşlarda problem yaşamak için bu dönemde temeller iyi atılmalıdır.

Yine daha çok genç kızlarımızda yaşanan yeme davranışı bozukluklarına yine bu dönemde rastlıyoruz. Bu da cinsel kimlik kazanmak istememek, genetik eğilim ya da zayıflığın moda olması ile oluşur; Anoreksiya veya Bulimiya Nevroza. Anoreksiya Nevroza; kişinin iştahı vardır. Ama bilinçli olarak yemek yemeyi engelliyordur. Bulimiya Nevroza da diğerinin tam tersi olarak kişi çok yer ama daha sonra pişmanlık duygusu, kilo alma korkusu ile kusar. Son yıllarda 10- 13 yaşlarda artık bu problemlere rastlıyoruz. Bunu için Diyetisyen ve Psikolog işbirliği ile tedavi mümkündür.

Kabaca olması gereken ağırlık = yaş x 2+8 olarak hesaplanır.

6- 10 yaş arası 1800- 2000 kalori

Adölesan dönem 2100- 2700 kaloriye kadar çıkılabilir.

Bu dönem çocuklarda kilo problemi varsa diyete başlamadan önce sağlıklı beslenmeyi öğreterek kilo alımını durdurmak ilk hedeftir. Bu arada boy uzayacağı için kilo boya gider. Diyete başlanırsa da günlük 1200 kalorinin altına kesinlikle inilmemelidir.

Sağlıklı Beslenme Önerileri

  • Kahvaltı etme alışkanlığını mutlaka kazandınız.
  • Kahvaltı ağırlıklı bir öğün olabilir.
  • Su içme alışkanlığı kazandırınız.
  • Kolalı içecekler, meşrubat, hazır meyve sularından uzak tutun.
  • Çok iyi çiğnemeyi öğretin.
  • Çocuğunuzun duyularına dikkat edin doydum diyorsa yemesi için zorlamayın.
  • Her hangi bir spor dalına yönelmesini destekleyin; bu gelişimini olumlu etkiler.
  • Televizyon ya da bilgisayar karşısında yemek yemesine izin vermeyin.
  • Öğle yemeklerini düzenli yemesi için okul yemeğine yazdırın ve bu yemeklerde okul idaresine önerilerde bulunun, hatta diyetisyen gözetiminde bir yemekhane isteyebilirsiniz.
  • Çocuğunuza belli alışkanlıklar kazandırırken bunu yasaklarla yapmayın neden ve niçinlerini onlarla paylaşın.
  • Tabağında kalan yemeği bitirmesi için baskı yapmayın, bir sonraki sefer daha az almasını sağlayın ya da önce daha önce tabağında kalan besini bitirterek başlayınız.
  • Aralarda meyve tüketmelerini destekleyin.
Bu yazıyı paylaş:

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu1992 senesinde temel tıp eğitimimi İstanbul Tıp Fakültesi’nde (Çapa) tamamladıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nı kazanarak 1997’de  ihtisasımı tamamladım. 1997-1999 yılları arasında İstanbul Harp Akademileri’ndeki askerlik vazifemi tamamladığımdan beri Pediatri Uzmanı olarak çalışmaktayım. 2008 senesinden beridir de İstanbul Pediatri Merkezi‘nde hasta kabul ediyorum.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir