Çocukluk Çağı Korkuları

Çocukluk Çağı Korkuları

Çocuklarda korku duygusu, korku algısı daha bebeklik çağındalarken henüz oluşmamıştır. Çocuklarda korku duygusu kreş, televizyon, büyüklerin korkutması vs çevresel etkenlerle, zaman içinde “öğrenilen” bir duygudur. Çocuğun korku duygusuyla nasıl başa çıkmasını sağlarız? Bu yazıda korku duygusu nedenleri ve baş etme yollarını okuyabilirsiniz…

Çocuğunuz neden ve nasıl olduğunu anlamadığınız şekilde eskiden korkmadığı şeylerden korkmaya başlayabilir. Örneğin artık eskisi gibi tek başına bir ortamda kalmaktan hoşlanmayabilir, dahası yalnız bırakıldığında buna tepki verebilir. Bu yüzden içerideki odadan herhangi bir şeyi getirmesini istediğinizde çekingen davranabilir ya da odasından bir oyuncağını almasını istediğinizde yalnız gitmek istemeyebilir. Daha düne kadar rahatlıkla yaptığını gördüğünüz davranışları artık yaparken çekinmesi genelde anne babaları endişelendiren bir durumdur. Özellikle de bu durumda babalar, daha cesur olmasını bekledikleri erkek çocuklarına içerleyebilirler. “Bunda korkacak ne var?” vb gibi tepkiler verebilirler. Oysa unutmamak gerekir ki her yaştan insan hayatının bazı dönemlerinde korkuları olabilir. Dolayısıyla çocuklarda da farklı dönemlerde ortaya çıkan, gelişim döneminin bir özelliği olan çocukluk korkuları görülür.

Çocukluk korkuları niçin vardır?

Korku, genel olarak çevredeki koşullara, uyarının veriliş biçimi, geçmiş yaşantılara ve o andaki fizyolojik ve psikolojik duruma bağlıdır. Bazı korkular yaşanan olumsuz bir olay ya da deneyim sonucu ortaya çıkar, yani öğrenilir. Örneğin, bir trafik kazasına tanık olan bir çocuk arabaya binmekten korkabilir. Ya da önceden aşı olan bir çocuk hemşirelerden, doktordan ya da hastanelerden korkabilir.

Korkuların bir bölümü ise anne babaların yanlış tutumları sonucu ortaya çıkar. Örneğin, çocuğuna istediğini yaptırmakta sıkıntı yaşayan anne baba, bazen “Seni öğretmenine söyleyeceğim” , “Bir daha aynı şeyi yaparsan seni doktora götürüp iğne yaptıracağım,” vb gibi ifadeler kullanarak çocuklarında yıllar boyu sürecek korkuların oluşmasına yol açabilir. Fakat çocukluk döneminde görülen her korku dış etmene bağlı değildir. Örneğin, hayal gücü geniş olan çocuklarda bazı masallara bağlı olarak bir takım korkular yer edebilir.

Bunun yanı sıra gelişim döneminin bir özelliği olarak her dönemde ortaya çıkan, çocukluk korkuları olarak adlandırılan bir takım korkular da ortaya çıkabilir

Çocuklar genelde nelerden korkar?

Çocukluk korkuları her yaşta farklılık gösterir. Bebekler 6 aydan sonra yabancılardan korkmaya başlarlar ve tanımadıkları birisi onlara yaklaştığında ağlamaya başlar ve yakınlarında bulunan güven duydukları yetişkine sarılırlar. Okul öncesi dönemde özellikle 2-5 yaşları arasında çocukların korkularında artma görülür. Bu dönemde çocuklar, hırsızlar gibi var olan kişilerden, nesnelerden ya da canavarlar, cadılar, hayaletler gibi hayal ürünü olan yaratıklardan korkabilirler. Bunların dışında ani ya da yüksek bir ses çocukların korkmasına yol açabilir. Örneğin yüksek sesle çalışan bir motor gürültüsü ya da şimşek çakması çocukları korkutabilir. Ayrıca bu yaş dönemindeki çocuklar genelde karanlıktan ve yalnız kalmaktan korkabilirler. Bu yüzden tek başlarına bir odada olmaktan ya da evde dolaşmaktan rahatsız olurlar.

6-12 yaşlar arasında bu korkular giderek azalır ve bunların yerini bedensel yaralanma ve okulla ilgili ve sosyal ilişkileri içeren korku türleri alır. 11 yaşından itibaren bu korkularda belirgin bir düşüş görülür. Kızlarda erkek çocuklara oranla daha çok korkuya rastlanmaktadır.

Çocuklar Korktuklarında Nasıl Tepki Verirler?

Çocuklar genellikle korktukları bir nesne ile karşılaştıklarında ilk verdikleri tepkiler; ağlamak, nefes tutma ve korkulan objeden uzaklaşmaya çalışmaktır.

Çocukluk Korkularının Yararı Var mıdır?

Çocukluk dönemlerinde görülen korku normal bir duygu olmakla birlikte gereklidir. Çünkü çocuklar bu tür durumlarda kendilerini güvende hissetmek için korkulan nesneden uzaklaşarak güvendiği bir yetişkinin yanına giderler. Çocuğun korkuya verdiği bu tepki onun güvende olmasını sağlar, dolayısıyla onu dış dünyadan korur. Fakat çocuklar her zaman dış dünyada var olan ve etraflarında gördükleri nesnelerden korkmazlar. Genellikle kitaplarda anlatılan ya da çizgi filmlerde gördükleri, fakat aslında bir hayal ürünü olan hayaletler, canavarlar ve cadılardan da korkabilirler.

Korkular Nasıl Giderilir?

Başarılı bir eğitim yöntemi, çocuğa verilecek sevgi, güven ve kendine güvenme duygusuyla giderilebilir. Korkuların aşılması uzun sürebilir.

Çocukluk Korkuları Karşısında Anne-Baba Olarak Ne Yapmalıyız?

Korkular, gerçekçi bir yaklaşımla ele alınmalı ve olduğu gibi kabul edilmelidir. Çocuklar, yetişkinler için hiç ürkütücü olmayan şeylerden korkabilirler. Bu durumda korkulan nesnenin ya da durumun çocuğunuzu gerçekten etkilediğini düşünmeniz ve onunla korkuları hakkında konuşmanız önemlidir.

Çocuklarınızın korkularını yenmesini sağlamak için korkularını küçümsemeyin. Örneğin hayaletlerden korkan bir çocuğa “ Hayalet diye bir şey yoktur,” dediğinizde, bu tutumunuz onun hayaletlerden korkmasını engellemeyecektir. “Bunda korkacak ne var? Ya da “Korkacak bir şey yok ki!” gibi tepkiler çocukta anlaşılmadığı hissini uyandırır ve korkusunun üstesinden gelmesine ona yardımcı olmaz. (Annem-babam beni anlamıyor diye düşünmesi ne kötü olur değil mi?) Dolayısıyla anne baba olarak asıl yapmamız gereken çocuğumuz karanlıktan korkuyorsa, bu korkusunu aşması için onu karanlıkta tek başına yürümeye zorlamamız değil, korktuğu anlarda onun yanında olmamız ve ona güven vermemiz gerekmektedir. Bir çocuk hayaletler, canavarlar vb gibi hayal ürünü yaratıklardan korkuyorsa da, ona gerçekte böyle yaratıkların olmadığını açıklamamız gerekir. Genelde odanın ışığının loş olduğu yatma zamanlarında çocuklar, duvardaki gölgeleri çeşitli yaratıklara ya da hayvanlara benzetebilirler. Bunun bir gölge sonucu oluştuğu ve ışık açıldığında ortadan kalktığı onlara gösterilmelidir. Bazen de çocuklar, hayal ürünü yaratıklardan korktukları için yalnız başına kalmak istemeyebilirler. Örneğin, bir çocuk hayaletlerden korkuyorsa, gerekirse bütün evi birlikte gezip ona hiçbir yerde hayalet olmadığı gösterilmelidir. Bu yöntem, çocuk için hem ikna edicidir, hem de ona güven verir.

Çocukluk korkuları ile mücadele ederken tutumlarımızda bir denge kurmamız gerekmektedir. Ne çocuklarınızın korkularını küçümseyin ne de onları anladığınızı göstermek için korkularını abartın. Örneğin çocuğunuz köpekten korkuyorsa ve karşınızdan bir köpek geliyorsa hemen karşı kaldırıma geçmeyin. Böyle bir tutum çocuğunuza köpeklerin korkulması ve kaçınılması gerektiği gibi bir izlenim verir. Bu tür bir durumda, korkulan nesneden kaçmak yerine, çocuğunuzun yanında olun ve bunu ona hissettirin.

Çocuğunuza korkusuyla mücadele etme stratejileri öğretebilirsiniz. Örneğin derin nefes alma, “Korkma, bir şey olmayacak” ya da “Ben bunu yapabilirim”, vb gibi cümlelerle kendi kendini telkin etme ya da siz yanındayken korktuğu nesnenin ya da canlının yanına yaklaşma vb. gibi yöntemleri öğretebilirsiniz.

Çocuklar da belli dönemlerde ortaya çıkan çocukluk korkuları anne baba olarak sizi endişelendirse de çocuklarınızın bu korkuların üstesinden gelmesi için yapmanız gereken en önemli şey sakin olmanız, onları anlamanız ve yanlarında olduğunuzu onlara hissettirmeniz olacaktır.

Bu yazıyı paylaş:
Elçin Eğercioğlu Konuk, Psikolog

Fotoğraf, Elçin Eğercioğlu Konuk21 Aralık 1981 tarihinde İstanbul’da doğdum. 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde lisans eğitimi almaya başladım. Aynı zamanda Psikoloji eğitimi de almak istediğime karar verip 2002 yılında çift anadal programına başvurdum ve kabul aldım. 2005 yılında hem İngiliz Dili ve Edebiyatı, hem de Psikoloji bölümünden mezun oldum. 2010 senesinde İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans Programını bitirdikten sonra konularında uzman birçok uzman psikoloğun eğitimlerine katıldım. Halen Rorschach Derneği’nde Yard. Doç. Dr. Neslihan Zabcı’nın verdiği Çocuk Rorschah ve CAT değerlendirme eğitimim devam etmektedir. Ayrıca Prof. Dr. Byron Norton ile süpervizyon çalışmalarım da devam etmektedir. 2007 yılından beri ailelere danışmanlık yapmaktayım ve çocuklarla da oyun terapisi ile çalışmaktayım.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one + 17 =

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Bebekle Uçak Yolculuğu
Çocuklarda Beslenme Alışkanlığının Düzenlenmesi
Çocuk ve Boşanma
Koksaki ve El Ayak Ağız Hastalığı
Ir arriba