Çocuklarda Kekemelik

Kekemelik

Çocuklarda kekemelik neden olur? Çocuğum kekelemeye başladı, ne yapmalıyım?

2 ile 5 yaş arasında birçok çocukta kekemeliğin görülmesi olasıdır. Bazı hecelerin tekrarlanması, uzatılması bazı ses ve hecelerde hiç ses çıkarılamayıp takılması mümkündür. Çoğu vakada kekemelik 5 yaş civarında kaybolurken bazı çocuklarda uzun sürebilmektedir.

Kesin bir şifa garantisi olmamakla beraber, kekemelik için birçok tedavi yöntemi vardır.

Çocuklarda Kekemeliğin Nedenleri

  • Genetik: Kekeleyenlerin %60’ının ailesinde kekeleme hikayesi vardır.
  • Diğer konuşma ve dil bozuklukları ve gecikmeleri
  • Beynin dil ve konuşma algısındaki farklılıklar: Bazı kişilerde dil gelişimini sağlayan merkezle konuşma kaslarını koordine eden merkez beyinde farklı bölgelerde işlem görüp koordine çalışamaz.

Kekemelikte ilk bulgular

1,5 – 2 yaş civarında 2-3 kelimelik kısa cümleler kurma aşamasında ilk bocalamalar ve kekelemeler başlayabilir. Bu dönemde kekelemeler doğaldır. Her ne kadar bu dönemde kekeleme anne babaları endişelendirse de doğal bir süreç olduğu kabul edilmeli ve bebeğe bu endişe yansıtılmamalı ve sabırlı davranılmalıdır.

Ne zaman endişelenmeliyim?

Bu dönemde kekeleme birkaç hafta ile birkaç ay arasında sürüp kendiliğinden düzelir. Ama giderek daha fazla kekeliyor, hiçbir düzelme kaydetmiyor ve çocuk da endişeleniyorsa bir konuşma terapistine götürülmelidir.

Ani ortaya çıkan kekemelik

3-4 yaş civarında olup o zamana kadar normal konuşan bir çocuğun birden kekelemeye başlaması da sık rastlanan bir durumdur. Bu durumda çocuğun son 3 hafta içinde ani bir şekilde korkup korkmadığı düşünülmelidir. Örneğin yolda yürürken aniden önüne çıkan bir köpekten korkan çocuğun 3 hafta sonra kekelemeye başladığına şahit olmuşuzdur.

Kekeleme durumunda ne yapmalıyız?

Çocuğunuzun konuşması o zamana kadar düzgünken aniden kekelemeye başladıysa, asla ama asla ona söyleyemediği kelimeleri söyletmeye çalışmayın. Konuşurken takıldığında mesela “masa” demeye çalışırken kekelediğinde, şöyle deyin: “Evet, masa diyorsun, anlıyorum…” Çocuğun anlaşılması duygusu ondaki güvensizliği ortadan kaldıracak ve çocuk kendini kasmayıp kısa zamanda açılacaktır. Kekeleme 2 ayda düzelmeye başlamazsa konuşma terapistine gidilmelidir.

Baskıcı aile yapısı ve kekemelik

Aşırı kontrollü, baskıcı, otoriter ana veya babanın hakim olduğu ailelerde çocuklarda özgüven bozukluğu, karar verme yeteneği azlığı veya yokluğu ve buna bağlı kekeleme sık rastlanan bir durumdur.

Ailenin bu baskıcı durumun farkına varmaması ve düzeltmemesi kekemeliğin de düzelmesine engel olabilecek önemli bir faktördür.

Ne yapmalıyız?

  • Çocuğunuzun daima düzgün konuşmasını beklemeyin.
  • Yemek sırasında sofrayı sohbet yeri olarak kullanın, televizyon açmayın,
  • Konuşmaya başlamadan önce söyleyeceklerini düşünmesini söylemeyin,
  • Takıldığında baştan başlayıp tekrarlamasını söylemeyin
  • “Evet, haydi masa de” gibi baskı uygulamayın.
  • Baskı yapmayın, huzurlu, sakin güvenli bir ev hayatı sunun,
  • Takıldığında söyleyemediklerini yineletmeyin, doğal davranın,
  • “Yavaş ol” “Bir dinlen bakalım” gibi önermelerle eleştirmeyin. Bunlar aklını diline vermesine neden olup konuşmasının düzelmesine engel olur.
  • Çocuğunuzun yanında başka kişilerle konuşurken yavaş ve tane tane konuşun
Son Güncelleme: 7 Temmuz 2019

Bu yazıyı paylaş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on email
Share on telegram

Yazar

Özlem Akgün Bilgili

Özlem Akgün Bilgili

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti

Özlem Akgün Bilgili, 1978 yılında İstanbul’da doğmuş, 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji Lisans Programı’nı tamamlamıştır. Lisans eğitimi süresince Türkan Sabancı Görme Engelliler İlköğretim Okulunun anasınıfı ve hazırlık sınıflarında, çeşitli yuvalarda, rehabilitasyon merkezlerinde, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde staj yapmıştır. “Erken Müdahale Projesi” kapsamında 2 yaşındaki görme engelli bir bebeğe bir yıl süre ile haftalık ev çalışması yürütmüştür. Zihinsel Engelliler Derneği “Küçük Adımlar Eğitim Programı” kapsamında CP ve zihin engelli bir çocuk ile 1 yıllık aile eğitim çalışması yapmıştır. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünce, 17 Ağustos 1999 Marmara depremi ardından başlatılan 6 ay süren “Depremzedelere Psikolojik Yardım” çalışmalarında görev almıştır. Mezun olduktan sonra Özel Doğuş Spastik Çocuklar Rehabilitasyon Merkez’inde psikolog olarak 3 yıl çalışmıştır.

2005 yılında, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dil ve Konuşma Bozuklukları Yüksek Lisans Programı’nı tamamlayarak “Dil ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı” ünvanını almıştır. Yurt içinde ve yurt dışında dil ve konuşma bozuklukları ile ilgili çeşitli seminer ve kongrelere katılmış, poster sunuları yapmıştır. 2006 senesinden itibaren, uzman psikolog ve rehber öğretmenlere yönelik dil ve konuşma bozukluklarıyla ilgili eğitimler vermektedir. Çeşitli gazete, dergi ve internet sitelerinde konuşma bozukluklarına ilişkin makaleleri yayınlanmıştır.

2005 yılında ENT Center Kulak Burun Boğaz Merkezinde “Ses ve Konuşma Bozuklukları Ünitesi”ni kurmuş ve çalışmalarına devam etmiştir. 2013 Ocak ayından itibaren de kurucusu olduğu Monomente Dil, Konuşma & Bireysel Gelişim, Eğitim ve Danışmanlık Merkezi’nde çalışmalarına devam etmektedir. Özellikle ilgilendiği konular; gecikmiş dil ve konuşma bozuklukları, çocuk ve yetişkinlerdeki akıcılık bozuklukları (kekemelik, takifemi), işitme engellilerde konuşma bozuklukları, ses bozuklukları, ve artikülasyon bozukluklarıdır. Evli ve bir çocuk annesidir.

Devamını Göster

Yazardan Randevu Alın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Yazılar

İlgili

Diğer Yazılar

Ir arriba