Çocukta Obezite

Çocukta Obezite

Önce şunu kabul edin: Obezite salt estetik bir sorun değil, bir hastalıktır. Obezite vücutta aşırı yağ depolanması sonucu ortaya çıkıp, çocuklarda bedensel ve psikolojik sorunlara neden olabilir. Vücutta enerji alımı, tüketimi ve depolanması bir denge içinde yürütülmektedir. Bu dengedeki bir bozulma obezite ile sonuçlanır.

Ülkemizde çocuklarda obezite sıklığı hakkında güvenilir epidemiyolojik alan çalışmaları yoktur ancak kısıtlı alanlarda yapılmış olan bazı çalışmalarda %10–12,5 civarında bulunmuştur! Çocuklarda obezite yaşam boyu 3 dönemde daha fazla görülmektedir: Yaşamın ilk yılı, 5–6 yaş civarı ve ergenlik dönemi. Çocukluk çağında obezite başladığında bunların %30’u erişkinliğe kadar obez kalmaktadır. Obezite ergenlik çağında da varsa bu oran %80’lere çıkmaktadır! Obez erişkinleri ise %30’unun çocukluktan beri obez oldukları bilinmektedir.

Günümüzde obezite sıklığının giderek arttığı görülmektedir. Bunun birkaç nedeni şöyle sıralanabilir:

  • Modern yaşam şekline bağlı olarak beslenme alışkanlıklarında değişmeler sonucu yağ ve karbonhidrat tüketiminin artışı,
  • Fiziksel aktiviteden uzaklaşılması ve televizyon ile bilgisayar karşısında fazla zaman geçirilmesi.

Kimlere obez diyelim?

Obez hastanın tanısında sadece vücut ağırlığı yeterli değildir. Obezite yağ dokusu fazlalığıdır. Sadece vücut ağırlığı fazlalığı tanımlamada yanıltıcı olabilir çünkü mesela atletik ve gelişmiş kas yapısına sahip ve boyu da uzunca olan bir ergen delikanlının kilo fazlalığı kas dokusundan kaynaklanmaktadır, obez kabul edilemez. Bu nedenle obez tanımlaması da sağlıklı olmalıdır. Obezitenin tanımlanmasında birkaç kıstas kullanılmaktadır: Vücut kitle endeksi, yağ dokusu kalınlığı, deri kıvrım kalınlığı, boya göre kilo, bel kalça oranı vs. Bunlardan aileler için kullanılması en kolay ve şu anki bilgilerimizle en sağlıklı olanı vücut kitle endeksidir. Vücut kitle endeksinin hesaplanması aşağıdaki gibidir:

Sonuçlar, vücut kitle indeksinin yaş ve cinse göre belirlenmiş standart normal değerleri ile karşılaştırılmalı ve yüzdesi (persantili) hesaplanmalıdır. Yaşa göre %85 – 95 arasında ise fazla kilolu, %95’in üzerinde ise obez kabul edilmelidir.

Bir başka karşılaştırma yöntemi de yüzde tablolarını bulamayan aileler için standart rakam aralıklarına göre değerlendirmedir. Buna göre kabaca sınıflama aşağıdadır:

Obezite Nedenleri

Öncelikle obezitenin yeme alışkanlıkları ve hareketsizlikten mi yoksa başka bir takım hormonal hastalıklardan mı olduğu anlaşılmalıdır. Olguların büyük kısmında altta yatan bir hastalık olmaksızın basit obezite söz konusudur. Buna tıpta “endojen obezite” veya “primer obezite” de diyoruz. Bazı olgularda ise hormon hastalıkları veya genetik bozukluklar bulunmaktadır ki bunlar da “eksojen” veya “sekonder” obezite adını alır.

Basit obezitede hastalar normalden uzun boyludur ve hızlı bir gelişim gösterir. Hem obez hem de kısa boylu olan hastalarda ise altta yatan bazı hormon hastalıkları, genetik bozukluklar düşünülmelidir.

Obezitede risk faktörleri

Genetik faktörler

Ailede obez varlığı çocukta da obezite riskini arttırmaktadır. Anne ve babasının her ikisi de obez ise çocuk %80 obez olur. Anne veya babanın sadece birisi obez ise çocuğun obez olma olasılığı %40’a düşmektedir. Annede de babada da obezite yoksa çocukta obezite çıkması olasılığı ancak %14’tür. Bunların yanında obezite ile ilişkili bazı genetik sendromlar ve enerji alım-kullanımı arasındaki dengenin bozulduğu gen bozukluklarının varlığı da obezitenin ortaya çıkışında genetik faktörlerin önemini ortaya koymaktadır.

Çevresel faktörler

  • Ailenin sosyoekonomik durumu: Eğitim ve gelir düzeyi düştükçe obezite riski artmaktadır. Ayrıca çocuğun fazla yeme isteği de aileden gelen bir alışkanlıktır.
  • Yüksek sosyoekonomik koşullarda yaşayanlarda ise yiyeceklere kolay ulaşılması ve sakin, rahat bir yaşam obezite sıklığını arttırmaktadır.
  • TV izlemeye ayrılan süre: Süre arttıkça (özellikle 2 saati geçiyorsa) ve bu sırada abur-cubur tüketimi oluyorsa obezite riski artmaktadır.
  • Ailenin fiziksel aktivite azlığı: Ebeveyn spor yapmıyorsa çocuklarda obezite belirgin olarak artmaktadır.

Beslenme

Uzun süre anne sütü ile beslenme obezite riskini azaltmaktadır.

Süt çocukluğu döneminde anne sütü almama ve ek gıdalara zamanından önce başlanması obezite oluşumunu kolaylaştırır.

Yeme tekniği: Hızlı yeme, az çiğneme; pütürlü gıda yiyemeyen bebeklerde lokmaları bütün olarak yutma.

Kalori ve yağ düzeyi yüksek gıdalar: Fast food tarzı gıdalar ve yüksek kalorili kolalı içecekler (günde 3’ten fazla kolalı gıda tüketimi obezite riskini bariz arttırır).

Psikolojik faktörler

Çocuğu pasif ve arkadaşsız hale getiren özgüven bozuklukları, aile içi ilişkilerde bozukluklar ve bunlara tepkisel aşırı yeme vs

Obezitenin Sonuçları

  • İnsülin direnci ve tip 2 diabet
  • Kıllanma, kısırlık,
  • Erken puberte (ergenlik)
  • Ortopedik sorunlar, osteoporoz
  • Adet bozuklukları
  • Karaciğer yağlanması
  • Kıllanma
  • Safra taşı gelişimi
  • Kan kolesterol ve yağ düzeylerinde yükselme
  • Kalın bağırsak kanserleri
  • Hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları
  • Psikiyatrik sorunlar

Çocuk yaş grubunda en tehlikeli ve hayatı tehdit edebilen komplikasyon uyku apnesidir. Obez çocukların uyku sırasında solunumları durabilmektedir. Bu apne mekanik tıkanmaya bağlı olabildiği gibi solunum merkezinden de kaynaklanabilmektedir.

Obezite tedavisi

Her şeyden önce ebeveyn ve çocuk obezitenin tedavisinin gerekliliğine inanmalıdır. Tombik çocuğun sempatikliğinden vazgeçemeyen bir büyükanne veya obezite tedavisini çocuğu aç bırakmak olarak algılayıp çocuğuna “kıyamayan” bir annenin obez çocuğunu, ne yaparsak yapalım tedavi edemeyiz. Ayrıca yapılan çalışmalar göstermiştir ki kilo vermiş olan obez çocukların büyük çoğunluğu bir süre sonra eski kilosuna dönmektedir. Bu nedenle obezite tedavisi uzun zamana yayılmalı ve bir yaşam tarzı olarak benimsenmelidir.

Eğer obezitenin tedavisine çocukluk çağındayken başlanırsa yaşam kalitesi, yaşam süresi daha uzun olacak, erişkin dönemdeki kalp damar hastalıkları daha az olacaktır. Öte yandan obezite tedavi edilirken kaş yapalım derken göz çıkarılmamalıdır: Yani kilo verdirirken boy uzamasının ve fizyolojik büyümesinin duraklamaması gerekir. Obezite tedavisinde birkaç tıp dalından hekimin koordineli çalışması gerekebilir: Endokrinolog (hormon hastalıkları uzmanı), diyetisyen, psikiyatr. Bunlara bir de enerji tüketimini sağlamak üzere uygun sporun yapılmasını eklemeyi unutmayın.

Diyet

Temel tedavi yöntemidir. Çocuğun yaşına, boyuna, günlük aktivitesine göre ideal enerji gereksinimi hesaplanıp buna uygun kısıtlamaya gidilmelidir. Diyet sırasında vitamin, mineral alımı uygun olmalı, beslenmede olması gereken oranlar korunmalıdır: Karbonhidrat %55, yağ %35 ve protein %15.

Gıda duyarlılığı

Bazı kişiler gerçekten fazla kalori almadığı halde zaman içinde obezite geliştirdiklerine şahit olunur. Bu kişilerde testlerle tespiti çok zor olan gıda duyarlılıklarının olduğu düşünülmektedir. Anlamanın tek yolu şüpheli gıda maddelerinin diyetten tamamen çıkarılarak zaman içinde yavaş yavaş azalma olup olmadığına bakmaktır. Mesela nonçölyak gluten hassasiyeti: Kişilerde çöliyak testleri temiz olduğu halde glutensiz gıdalarla kolesterol ve şeker değerleri düşmektedir.

Egzersiz

Obezite tedavisinde egzersiz hep yanlış anlaşılmış bir kavram olmuştur. Kilo verene kadar disiplinli yapılan, ilaç saatlerini izler gibi takibi gereken egzersizlerden bahsetmiyoruz. Evdeki herkesin genel yaşam biçimini değiştirmesinden bahsediyoruz: Aktif yaşam tarzının benimsenmesi, 2 kat için asansör kullanılmaması, hafta sonları uzun yürüyüşlerin yapılması, evde uzun süre televizyon seyredilmemesi ve bilgisayar oyunları oynanmamasına dikkat edilmeli. Yani evde herkes kilo vermeye uygun yaşam tarzını benimsemelidir. Çocuğun doğal aktivitesine izin verilmeli (atlama, zıplama oğlum, aman düşersin kızım?), bir yandan diyetle bazal metabolizma hızı azaltılırken diğer yandan egzersizle enerji tüketimi arttırılmalı ve böylece kilo kaybı kalıcı olmalıdır. Yaz kampları, ormanlık alanda yürüyüşler, grup oyunları, folklar vs ile çocuğun fizik egzersizden hoşlanması sağlanmalıdır.

İlaçla tedavi

Çocukluk çağı obezitesinde ilaçla kilo verme tıbben tercih edilmemektedir. Nadiren şeker hastası obez çocuklarda insülin direncini önlemek için bazı ilaçlar kullanılabilir ancak bunun kararı sadece çocuk endokrinoloji uzmanına bırakılmalıdır.

Obeziteden korunma

Kızamık aşısı yaptırmak kızamığın tedavisinden nasıl daha kolaysa,

Yeni araba aldığınızda size nasıl kaç bin kilometrede bir bakıma gideceğinizi söylüyorlar ve siz de nasıl daha motor bozulmadan bakıma gidiyorsanız,

Obeziteden korunma tedaviden daha kolaydır. Ama bunun için alınacak önlemler bir hayat tarzı olarak benimsenmelidir.

Obeziteden korunmak için alınabilecek önlemler

Doğumdan önce

Gebeliğin başından itibaren annenin sağlıklı beslenmesi sağlanmalı, gebelik süresince aldığı kilonun normalin üstüne çıkmasına izin verilmemelidir. Eğer anne gebeliğin başında şişmansa buna daha da fazla dikkat edilmelidir. Annede şeker hastalığı varsa bebekte de şişmanlık doğuştan itibaren olabileceği için annenin şekeri çok yakından izlenmelidir.

Bebeklik dönemi

Uzun süre anne sütü almasına çalışılmalıdır. Emme döneminde bebek çok şişmanlasa bile olsa anne sütünün uzun dönemde obeziteden koruduğu unutulmamalıdır. Ek gıdalara mümkünse 6 aydan önce başlanmamalıdır. Ek besinlerin nişastalı olmamasına özen gösterilmelidir. Zamanından erken tatlılara başlanmamalıdır. Süte şeker bal vs katılmamalıdır. Biberon yerine kaşık ve bardak kullanılmalı, bebeğe daha fazla yedirmek için zorlanmamalı. Muhallebi yerine yoğurt, süt – bisküvi yerine süt – ekmek tercih edilmelidir.

Okul öncesi dönem

Bu dönemde çocuğun yaşına, günlük aktivitesine ve ağırlığına uygun beslenmesi gerekir. Her gün aşağıdaki 4 besin grubundan öğeler bulunmalıdır:

  • Süt ve süt ürünleri
  • Et, tavuk, balık, baklagiller, yumurta
  • Taze sebze ve meyve
  • Tahıllar: Bulgur, bakliyat, tahıllı ekmekler

Çocuk yemeği sosyal bir faaliyet olarak algılamalı, ailece sohbet sofrasına oturulmuşken yemek de yenmiş olmalıdır. Cips, çikolata vs enerji ve yağı fazla gıdalar sınırlı oranda verilmeli, bunlar çocuğa rüşvet olarak verilmemelidir. Televizyon vs seyrederken yediği miktarı kontrol altına alamayacağı için TV karşısında yemesine izin verilmemelidir.

Okul Dönemi

Özellikle hareketli yaşam benimsetilmeli spor yapması teşvik edilmelidir. Öğün atlanmamalı, 4 besin grubu her gün yedirilmelidir. Kesinlikle düşük enerjili diyetlere kendi bildiğinizce gitmeyin. Çünkü çocuk büyümekte olan bir organizmadır. Kilosunu azaltalım derken boyunda da durmaya neden olabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş:

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu1992 senesinde temel tıp eğitimimi İstanbul Tıp Fakültesi’nde (Çapa) tamamladıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nı kazanarak 1997’de  ihtisasımı tamamladım. 1997-1999 yılları arasında İstanbul Harp Akademileri’ndeki askerlik vazifemi tamamladığımdan beri Pediatri Uzmanı olarak çalışmaktayım. 2008 senesinden beridir de İstanbul Pediatri Merkezi‘nde hasta kabul ediyorum.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir