İnek Sütü Alerjisi Nedenleri

İnek Sütü Alerjisi Nedenleri

İnek Sütü Alerjisi (İSA) nedenleri hala tam olarak anlaşılmamıştır. Bir bebeğin yaşamında anne sütü dışında karşılaştığı ilk protein inek sütü proteinidir. Birçok bebek inek sütü proteinlerine tepki vermezken bir başka bebeğin bağışıklık sistemi neden inek sütündeki bazı proteinleri “yabancı” kabul edip ona tepki vermektedir, bilinmiyor. Bunda genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülüyor. Yani ailesinde alerjik hastalık olanlarda, olmayanlara göre daha fazla oranda İSA (İnek sütü alerjisi) görülüyor. Ancak ailesinde hiçbir alerjik hastalık olmasa da bir çocukta İSA ortaya çıkabildiğini görüyoruz. Neden olabileceğine dair olasılıklar şöyle sıralanmış:

  • Alerjik hastalıklara kalıtsal yatkınlık
  • Gastrointestinal sistemin fizyolojik işlevlerinde yetersizlik
  • Bağışıklık sisteminin olgunlaşmaması
  • Erken dönemde yoğun alerjene maruz kalma
  • Genetik özellikler
  • Besin alerjilerinin sıklığı tam bilinmiyor.
  • Çocuklarda daha sok
  • Annelere göre daha da sık (%28!)
  • Aynı çocuklarda DBPCFC ile %8
  • Toplumda sıklığı %0,3 – 7,5 arasında değişiyor
  • Küçük çocuklarda %1-5
  • Erişkinlerde %3
  • Ölümcül besin alerjilerinin %13’ü inek sütüyle, %80’i fıstıkla

Kaynak: Sampson HA, Journal Allergy Clin Immunol 2011, Dupont CAnn, Nutr Metab 2011;59: 8-18

Meraklısına

İnek sütünde antijen görevi yapan 25’ten fazla protein olduğu gösterilmiştir. Bunlardan en önemlisi beta-laktoglobülindir. Bu protein, inek sütünde bulunup anne sütünde bulunmayan büyük molekül ağırlıklı bir proteindir. İnek sütündeki diğer alerjen proteinlerin bazıları ise: Alfa laktalbümin, laktoferrin, sığır albumini, kazein vs.’dir. Değişik çalışmalara göre çocukların %25 ile 75’i inek sütündeki birden fazla proteine alerjik reaksiyon göstermektedir. İnek sütündeki whey proteinlerine duyarlılık azalmış, kazeine duyarlılık artmıştır.
Kaynak: Wall JM. Annal Allergy Asthma Immunol 2002;89 (Suppl 3-10)

Bebeğim sadece anne sütü alırken İSA gelişebilir mi?

Maalesef evet. Sadece anne sütü almakta olan bir bebekte bile İSA gelişmesi çok da nadir bir durum değildir. Yukarıda adı geçen inek sütü proteinleri anne sütü vasıtasıyla bebeğe geçebilmektedir. Bu durumda “anne sütü alerjisinden” bahsedilemez. Anne sütü verilmeye devam edilirken anneye inek sütü proteini diyeti verilir. (Peki ya anne inek sütü diyeti yaparken bebekteki belirtiler düzelmezse? O zaman çoklu gıda alerjisi (birden fazla besine karşı alerji) düşünmek gerekir ki bu durum daha karmaşık ve diyetle tanı konması gereken bir hal almış demektir.)

İSA’da vücutta neler oluyor?

Bağışıklık sisteminin çalışma prensibini anlatmıştık. “Bize ait olan molekül ve bakterilerin ayıklanması” esasına dayanıyordu hatırlarsınız. Bağışıklık sistemimiz “vücudumuza ait olmayan” her tür proteine, bakteriye, virüse saldırarak bizi korur. Alerjik reaksiyonlar ise bağışıklık sisteminin aşırı reaksiyonudur. Besin alerjilerinde, bağışıklık sistemi sıradan proteinleri “yabancı-zararlı” olarak algılamakta ve aşırı tepki vermekte, bu sırada vücudun kendi hücreleri de zarar görebilmektedir. Bu sırada ortaya çıkan reaksiyonlar deride kızartı, kabarma, kaşıntı; karın ağrısı, kusma, kanlı/kansız ishal gibi alerjik hastalık belirtilerine neden olmaktadır.

Mesela yoğurt yenmesi ile ye ani(erken) ya da geç tip reaksiyonlar ortaya çıkmaktadır. Hastaların %50’sinde süt proteinlerine karşı IgE denen bir antikor gelişmiştir ve alerjik reaksiyonlar IgE aracılığıyla olmaktadır. IgE aracılıklı reaksiyonlar erken ortaya çıkan reaksiyonlar olup kurdeşen, kusma, ishal, rinit veya bronş spazmıdır. Hastaların geri kalan %50’sinde IgE antikorları yükselmez; vücut, T hücreleri aracılığıyla tepki verir. Gıda alımıyla tepkime arasında geçen zaman çok uzun olduğu için gıda ile reaksiyon arasında nedensel ilişkinin kurulması zordur; uzun süren “ayıklama diyetleri” ile tanı konmaya çalışılır.

Bu yazıyı paylaş:

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

1992 senesinde temel tıp eğitimimi İstanbul Tıp Fakültesi’nde (Çapa) tamamladıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nı kazanarak 1997’de ihtisasımı tamamladım. 1997-1999 yılları arasında İstanbul Harp Akademileri’ndeki askerlik vazifemi tamamladığımdan beri Pediatri Uzmanı olarak çalışmaktayım. 2008 senesinden beridir de İstanbul Pediatri Merkezi‘nde hasta kabul ediyorum.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir