Göz Travmaları

Göz Travmaları

Gözün, Deterjan, Çamaşır Suyu, Aseton, Japon Yapıştırıcı ve Kolonya İle Yaralanmalarında Ne Yapalım?

Özellikle çamaşır suyu kireç gibi kimyasal olarak alkali özellikteki yaralanmalarda gözün defalarca yıkanması şarttır. Alkali maddeler asitlerden daha tehlikeli olup derin tabakalara dek ilerleyici ciddi hasar oluştururlar. Asitlerle olan yaralanmada ise ilk hasar adeta baraj görevi görerek derin tabakaların zarar görmesini engeller. Yıkama için içi su dolu büyük bir kap içinde gözünüzü açıp kapatabilir veya iğnesi çıkarılmış büyükçe bir enjektöre su çekip kapakların altını da yıkayabilirsiniz. Daha ideali eczanelerde göz banyosu adı ile satılan büyük plastik şişelerdeki yıkama solüsyonlarından evde bulundurmak ve bu sıvılarla gözü iyice yıkamaktır (Ancak evde bu solüsyonlar yoksa kesinlikle eczaneye gitmek için vakit kaybetmeyin). Özellikle kireç, tebeşir ve Japon yapıştırıcısı gibi katı parçalarla olan yaralanmalarda mutlaka kapakların altları da çevrilerek temizlendiğinden emin olunmalıdır. Yıkama yapıldıktan sonra mutlaka göz hekiminin ilerleyici olabilecek hasarlar açısından muayenesi şarttır.

Göze Toz Kaçmasında Ne Yapılmalıdır?

Göze yapışan tozlar da göz açıp kapatılırken şiddetli batma, ağrı ve sulanma oluştuğundan özellikle çocuklarda müdahale güçleşebilir. Gözün iyice yıkanması, üst kapağın ters çevrilerek görülebiliyorsa tozun pamuklu çubukla alınması etkili olabilir. Ancak sadece toz kaçması değil, gözün kornea tabakasında zedelenme de söz konusu ise hasarlı bölgenin iltihabı da önemli bir risk oluşturur. Antibiyotikli göz ilaçları kullanmak gerekebilir.

Gözün Tırnak, Parmak, Oyuncak vs. İle Çizilmesinde Ne Yapılmalıdır?

Travma yüzeysel ise göz merhemi sürülerek gözün 24 saat sıkıca kapatılması tamamen iyileşmesi için yeterlidir. Ancak daha derin ve ciddi tam kat kesilerde göze dikiş atılması veya kontak lens uygulanması bile gerekebilir. Bundan dolayı göz doktoru muayenesi gerekir.

Demir çapağı yaralanması çocuklarda pek görülmez ancak yanında kaynak yapılan çocukta kaynak ısısına bağlı kornea hasarı ya da bizzat küçük metal çapağının göze yapıştığına şahit olduk. Metal çapağı zamanla gözde pas oluşturabileceğinden ve metal çıkartılırken iltihap ya da yarayı derinleştirme riski olacağından, özellikle korneadaki toz ya da metal parçalarına dokunmamalısınız. Kapaktaki parçacıkları pamuklu çubukla alabilirsiniz.

Delici Göz Yaralanmaları

Taşlama, çekiçleme gibi işlerde çalışırken göze yabancı cisim kaçması önemli bir durumdur, enerjisi yüksek olan küçük metal parçaları göz duvarını delip gözün içine girebilir bu nedenle fazla şikayet vermese de acilen göz hekimine muayene olmayı gerektiren bir durumdur. Yabancı cismin göz içi dokularda yarattığı hasarın yanı sıra beraberinde göze giren mikropların neden olabileceği ağır enfeksiyonlar da ciddi görme kayıplarına neden olabilir. Oluşan hasarın tamiri ve yabancı cismin çıkarılması için cerrahi müdahale gerekir.

Delici göz yaralanmaları bıçak, makas gibi keskin cisimlerle veya yüksek hızlı küçük metallerle (örn. saçma, demir parçası) oluşabilir. Ülkemizde sık görülen trafik kazalarında cam parçaları da delici yaralara sebep olabilmektedir, emniyet kemerinin takılması bu tür yaralanmaları azaltıcı rol oynadığı da bilinmektedir. Delici bir yaralanma durumunda göz duvarının bütünlüğünün bozulması söz konusudur ve acilen cerrahi müdahale gerektirir. Yaralanmanın şekline ve olgunun aşı durumuna göre tetanos aşısı yapılması de gerekebilir.

Delici yaralanma geçirmiş bir göze bası uygulanmaması gerekir, hastanın göz kapaklarını güç kullanarak açmaya çalışmak basıyı arttırabilir ve göz içi dokuların yaradan fıtıklaşmasına neden olabilir.

Birçok göz yaralanmasının çalışırken veya spor yaparken koruyucu gözlüklerin kullanılması ile önlenebileceği unutulmamalıdır.

Bu yazıyı paylaş:

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu1992 senesinde temel tıp eğitimimi İstanbul Tıp Fakültesi’nde (Çapa) tamamladıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nı kazanarak 1997’de  ihtisasımı tamamladım. 1997-1999 yılları arasında İstanbul Harp Akademileri’ndeki askerlik vazifemi tamamladığımdan beri Pediatri Uzmanı olarak çalışmaktayım. 2008 senesinden beridir de İstanbul Pediatri Merkezi‘nde hasta kabul ediyorum.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir