5 Aylık Bebek

VSD

Kalpte delik dendiğinde aslında biz doktorların aklına ilk gelen tanı VSD’dir. Kalp, içinde 4 odacık bulunan kapalı bir organdır. Bu yapı içindeki 4 odacık ve arasındaki bağlantılar kalp anatomisi bölümümüzde ayrıntılı olarak açıklandı ancak çok daha basit şematize edersek aşağıdaki şekli elde ediyoruz:

Görüyorsunuz, sağda üstte bir kulakçık, altta bir karıncık; solda da üstte bir kulakçık ve altta bir karıncık var. Sağ-sol karıncıklar arasında bir bölme, sağ-sol kulakçıklar arasında da bir başka bölme var. Burada kalbin sağ yarısı kendi içinde bağımsız çalışırken sol yarısı da sağ yarıdan bağımsız olarak çalışmaktadır. Sağ yarısındaki oksijensiz kan sol yarıdaki oksijenli kanla hiç temas etmez.

İşte VSD’de karıncıklar arasındaki kaslı bu bölmede delik veya delikler bulunuyor ve oksijenli kanla oksijensiz kan birbirine karışıyor. Her kalp atımında sol karıncıktaki oksijenli kanın bir kısmı bu delikten sağ karıncığa geçer. Sağ karıncıktaki oksijenli-oksijensiz kan karışımı tekrar akciğerlere gider. Karıncıklar arasındaki bölmedeki delikten geçen kan ekstra bir kalp sesine neden olur ki buna üfürüm denir.

Karıncıklar arasındaki deliğin yerine, büyüklüğüne ve hatta sayısına bağlı olarak VSD’nin klinik bulguları, hastalığın ağırlık derecesi ve tedavisi değişkenlik gösterir.

Dikkat!!

Her kalp üfürümünde sadece VSD düşünülemez; masum üfürümler de olabilir, daha ağır anomaliler de.

VSD’nin nedeni nedir?

Kesin bilinen bir nedeni yoktur. Fetal hayatta kalbin gelişimi sırasında ortaya çıkan bir bozukluktan kaynaklanıp doğumda mevcuttur ama bu bozukluğun nedeni nedir bilinmemektedir.

Down sendromu gibi bazı genetik hastalıklarda da bulunabilmektedir.

VSD’nin belirti ve bulguları nelerdir?

Genellikle hayatın ilk günlerinde üfürüm vermeyen VSD, bebek 1-2 aylık olunca steteskopla dinlenirken üfürüm vermeye başlar. Bu üfürümün ilk günlerde duyulmamış olması nedeniyle birçok defa ailelerin doktoru suçladığına tanık olmuşuzdur. Oysa zaten ilk haftalarda çoğu vakada VSD üfürümü duyulamaz… VSD’nin üfürümünün bir doktor tarafından bilinen ve fark edilmesi mümkün olan bazı özellikleri vardır.

VSD küçükse ve yeri karıncıklar arası bölmede tehlikeli bir bölgede değilse sadece üfürüm verir ama belirtiye neden olmaz; bebekte bir rahatsızlık yapmaz ve çoğu kez kendiliğinden kapanır.

Büyük ve orta boy VSD’ler ise iştahsızlık, büyüme geriliği, zamanla nefes darlığı, sık nefes alma, beslenme güçlüğü, beslenirken aşırı terleme gibi belirtiler verir. Bu belirtiler, VSD’nin kendiliğinden kapanmayıp cerrahi yolla tedavisi gerekeceğinin göstergesi olarak kabul edilir. Bu vakalarda operasyon genellikle ilk 3 ayda yapılarak VSD’nin başka komplikasyonlara neden olmasına engel olunur.

VSD’nin tanısı

Çocuğunuzda daha önce fark edilmemiş bir kalp üfürümü duyulduğunda doktorunuz bir çocuk kardiyoloğuna sevk edecektir. Yapılabilecek bazı tetkikler şunlardır:

Göğüs filmi

Kalp ve etrafındaki yapıları kabaca gösterir, kalpte büyüme var mı, anlaşılabilir.

EKG

Kalbin elektriksel aktivitesi ve VSD’ye bağlı olarak beklenen elektriksel aktivite farklılığı gösterilebilir.

Ekokardiyografi

Bildiğiniz ultrasonun kalp için yapılanıdır. Radyasyon içermez, ağrı sızı vermez (Bunları yazıyorum çünkü çok soruluyor) Kalbin içi, kapakçıklar ve odacıklar ile bunların ilişkisi, varda delikler vs her şey eko ile gösterilebilir.

Kalp kateterizasyonu

Operasyon adayı hastalar için gerekli bir işlem olup eko, EKG ve diğer taktiklerle elde edilemeyen bilgiler verir. Kalp odacıklarının içindeki basınçlar ve oksijen düzeylerinin saptanması için uygulanır.

VSD Tedavisi

Çok kısa bilgi vereceğim: Küçük ve orta boy ve müsküler tipte denen VSD’lerin neredeyse tamamı kendiliğinden kapanırken büyük ve müsküler olmayanlar operasyonla kapatılırlar.

Endokardit

VSD ve kalp içinde türbülan kan akımına neden olan bazı kalp hastalıkları kalbin iç zarında hasara ve hasarlı bu bölgede iltihaplanmaya neden olabilir. Bu iltihaba endokardit denir. VSD’li hastaların endokardit riski olduğu için korunmaları gerekir. Ateşli bakteriyel üst solunum yolu enfeksiyonlarında, dişe yapılan her tür girişimde veya idrar sondası takılması gereken durumlarda kana karışan bakteriler gidip kalbin iç zarındaki zedelenmiş bölgeye oturup endokardite neden olabilir. Çok tehlikeli ve hayati risk taşıyan bir durumdur.

Bu yazıyı paylaş:

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

1992 senesinde temel tıp eğitimimi İstanbul Tıp Fakültesi’nde (Çapa) tamamladıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nı kazanarak 1997’de ihtisasımı tamamladım. 1997-1999 yılları arasında İstanbul Harp Akademileri’ndeki askerlik vazifemi tamamladığımdan beri Pediatri Uzmanı olarak çalışmaktayım. 2008 senesinden beridir de İstanbul Pediatri Merkezi‘nde hasta kabul ediyorum.

Yorumlar (1)

  1. abdullah erdem

    Abi Merhaba elinize yüreğinize sağlık. Çok güzel olmuş. Bu gün için ASD kadar olmasa da önemli bir kısmını anjiyoda kapatmaya başladık özellikle 8 kg üzerinde neredeyse yarı yarıya anjiyo ile kapatabiliyoruz. Anjiyo ile kapatmada tipi genişliği önemli. Muskuler olanların çoğu perimembranöz olanların bir kısmı anjiyo ile kapatılabilmektedir.
    Abdullah

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir