Çocuğun Dil Gelişimi

Çocuğun Dil Gelişimi Geriliği

Çocuklarda konuşma gecikmesi sık sorulan bir durumdur… Ancak gerçekten geç mi konuşuyor yoksa anne babanın endişesi mi? Gerçekten konuşma gecikmesi varsa nedenleri neler olabilir? Bu yazıda bu sorularınıza cevaplar vermeye çalışacağız…

İletişim için kullanılan tek araç dil değildir. Hayatın ilk aylarında bebekler kendilerini ağlayarak isteklerini ifade ederler. Zamanla psikososyal ve motor gelişimine paralel olarak konuşma ve dil gelişimini kazanır. Böylece dil, iletişimin en önemli aracı haline gelir. Nedeni ne olursa olsun yaşına göre dil gelişimi geri kalan çocuklar sözel iletişim kurulamadığı için ciddi sıkıntı yaşamaktadır. Sözel iletişimin geri kalması zeka ve öğrenmeyi de olumsuz etkilemektedir.

Burada önce kısaca dil gelişiminin basamaklarını, sonra geri kalma nedenlerini açıklamak, bu arada da dil gelişimini nasıl destekleyeceğimizi belirtmek istiyorum.

Bebekler ilk olarak 4-5 aylıkken aaaa, eeee, uuuu, 6-7 aylıkken ise da da, ba ba, ga ga, seslerini çıkarabilir. Bu arada yavaş yavaş sözcüklerle cisimler arasındaki bağı kurmaya başlar. 1 yaş civarında baba, dede, anne, mama meme gibi kolay heceleri söylerken 2 yaşa kadar sözcük hazinesi giderek gelişir. En geç 2 yaş civarında “baba gel” vs kısa cümleler kurabilmelidir. (Bu gelişim dönemleri ortalamalar olup bazı bebeklerde hafif gerilik bazılarında hafif ileri gidiş görülebilir)

Ancak bazı çocuklarda hiçbir psikiyatrik veya organik sorun olmadığı halde dil gelişimi geri kalabilmektedir. Sözcük telaffuzu olmadığı halde bu bebeklerin birçoğunun sözlü emirleri anladığı, “kalem nerede?” diye sorulduğunda gözüyle kalemi gösterebildiği yani sözcüklerle cisimler arasında bağlantı kurmaya başladıkları görülür. Bu bebeklerin çoğu çok hareketli, motor gelişimi çok iyi olan, çevreyle çok ilgili erkek bebeklerdir.

Bu basamakları kat etmede geri kalan çocuklarda kontrol edilmesi gereken bazı durumlar şunlardır:

Zeka özrü ve Otizm

İlk akla gelen olmalıdır. Yavrunuza konduramasanız da tıbben bu olasılığın liste başı olduğunu unutmayınız.

İşitme kusuru

Dışarından hiç ses alamayan veya az işiten çocuğun dil gelişimi geri kalır.

Epilepsi

“Absans”, çocukluk çağında epilepsinin pek de nadir olmayan bir çeşidi olup kısa sürelerle çocuğun dalgınlaşması ile seyreder; o sırada hiçbir kasılma vs olmaz. Ancak nöbetler çok sıksa çocuğun dil ve zeka gelişimi olumsuz etkilenecektir.

Görme kusurları

Kör veya az gören bebeklerde de sağırlık kadar olmasa da dil gelişimi geri kalabilir. Çünkü bebeklerin nesnelerle sözcükler arası bağlantıyı kurabilmesi için görme de zorunludur.

Uyaran eksikliği

Sakin yaratılışlı, kendi halinde olup uzun süre TV karşısında oturan, yeterli uyaran almayan bazı çocukların konuşması yaşıtlarına göre geri kalabilmektedir. Bunlara TV yasağı getirip dil gelişmesini destekleyici oyunlar oynatmak önerilir.


Bu sorunlara ek olarak, özellikle dil gelişiminin çok hızlı olması gerektiği 0-3 yaş arasında saatlerce TV izlemeye bağlı olarak dış dünyadan kopuş, sanal bir hayal aleminde yaşama, duygusal bağ kurmama, yaşıtları ile iletişim kurmama, seslenince ilgilenmeme şeklinde bir durum da gelişebilir. Bundan dolayı anne babalar bu dönemde bebeklerine mümkün olduğu kadar az TV seyrettirmelidir.

Ayrıca dil gelişimini desteklemek için şunlara dikkat edilmelidir

  • Yaşı kaç olursa olsun kendisi ile devamlı konuşulmalı, yaşına uygun şarkı, şiir ve tekerlemeleri defalarca söylemeli,
  • Yaşıtları ile uzun süre vakit geçirmeli (Oyun grupları vs)
  • TV seyrettirmemeli, uzun süre kendi başına kalmasına izin verilmemeli
  • Masallar anlatıp ninniler söylemeli,
  • Yaşına uygun oyunları çocukla beraber oynamalı, onunla vakit geçirmeli
  • Resimli kitaplarla uzun uzun ilgilenilmeli, resimler uzun süre açıklanmalı
  • İşaretlerle anlattığı şeyleri ve istekleri onun anlayacağı şekilde anlatıp defalarca tekrar etmeli (Ekmeği eli ile gösterdiğinde “Ekmek mi istiyorsun, gel ekmek alalım, ekmeği masaya koyalım” gibi ekmek kelimesini cümlede kullanmak şeklinde)

Bu yazıyı paylaş:

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

1992 senesinde temel tıp eğitimimi İstanbul Tıp Fakültesi’nde (Çapa) tamamladıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nı kazanarak 1997’de ihtisasımı tamamladım. 1997-1999 yılları arasında İstanbul Harp Akademileri’ndeki askerlik vazifemi tamamladığımdan beri Pediatri Uzmanı olarak çalışmaktayım. 2008 senesinden beridir de İstanbul Pediatri Merkezi‘nde hasta kabul ediyorum.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Bebekle Uçak Yolculuğu
Çocuklarda Beslenme Alışkanlığının Düzenlenmesi
Çocuk ve Boşanma
Koksaki ve El Ayak Ağız Hastalığı
Ir arriba