Neden organik tarım?

Neden Organik Tarım?

Günümüzde insanlar için en önemli unsurun sağlık olduğu kabul edilmiştir. Hatta “her şeyin başı sağlık“ denilerek sağlığın insan için ne kadar önemli olduğu vurgulanmıştır. İnsan sağlığı, kişilerin tükettiği gıdalar ve yaşadığı ortamla doğru orantılıdır.

Bu yüzden sağlıklı bir yaşamdan bahsedebilmek için; tıbben insan sağlığına zararı tespit edilmiş her türlü kimyasal girdileri ve yaşadığımız ortamı yaşanmaz hale getirebilecek her türlü olumsuz faktörleri ortadan kaldırmalıyız. Özellikle henüz hala alternatifi bulunamayan ve yaşamanın koşullarından olan beslenmenin ana maddesi olan gıdaları tüketirken çok dikkatli olmalıyız. Gıda tüketirken kimyasal zararlı ilaçlardan ve diğer zararlı bileşenlerden arınmış olmasına dikkat etmeliyiz.

İnsanın vazgeçilmezlerinden birisi de tabiî ki sudur. Hatta en önemlisi sudur. Peki, bu olmazsa olmazımız bugün ne durumdadır hiç merak ettiniz mi? Durumun hiç iç açıcı olmadığını baştan belirtmek isterim. Bugün ülkemizde yaygın bir şekilde uygulanan tarım metodu Konvansiyonel Tarım Metodudur. Yani kimyasal maddelerin ve zirai ilaçların en çok kullanıldığı bir tarım metodudur. Tamam, belki de bu metodun amacı bizim bitmeyen ve tükenmeyen gıda ihtiyacımıza yanıt vermektir. Ama bunu bize verirken bizden nelerimizi aldığını hiç düşündünüz mü? Öncelikle uğruna savaşlar bile yapılabilen en önemli değerlerimizden suyumuzu almaktadır.

Tarımda kullanılan kimyasal ve zirai girdiler çeşitli durumlarla karşılaşarak yeraltı su kaynaklarımıza ulaşmaktadır. Bu ulaşma, toprak ve ürünler üzerindeki kimyasal atıkların yağışlarla toprak altına sızarak su kaynaklarımıza karışmasıyla birlikte doğrudan da yeraltı su kaynaklarımıza ve içme sularımıza karışması mümkündür. Bunun yanında bilinçsizce ve savurganlıkla kullanılan suyun durumu vahimdir. Çünkü su, yenilenemeyen kaynaklarımızdandır. Bu yüzden her gün her alanda en önemlisi içme suyu olarak kullandığımız su, sağlığımızı tehdit etmektedir.

Konvansiyonel tarım metodunun bizden almaya çalıştığı önemli hususlardan birisi de sağlığımızdır. İnsana en saygısız tarım metodudur bence. Çünkü bizim hayatta kalmamız ancak ve ancak sağlıklı olmamızla bağlantılıdır. Fakat bu metot bizi adeta yok sayıyor.

Konvansiyonel üretim metodu yalnız insanları değil, tüm ekosistemi tehdit etmektedir. Hayvanlara olan zararı da göz ardı edilemez. Uygulanan alan üzerinde zararlı kalıntılar bırakan bu metot hayvanların ölümüne neden olabilmektedir.

Ayrıca çevreyi olumsuz etkilemektedir. Ya hala bir tarım ülkesi olan Türkiye‘nin vazgeçilmezleri arasında bulunan toprağının bu metotla birlikte katledilmesine ne diyeceksiniz? Toprağa uygulanan kimyasal ilaçlar, zamanla toprağın yapısını bozarak verimsizleşmesine neden olmaktadır. Hatta ileriki dönemlerde toprağın işlev görmemesine de neden olmaktadır. Yenilenemeyen kaynaklarımızın içinde bulunan topraklarımıza yapılan bu muamele, ileride gıda sıkıntısı çekeceğimizi düşündürmektedir.

Dünyamızı ve Tüm Canlıları Kurtaracak Olan Uygulama: Organik Tarım

Bugün tarımda kullanılan kimyasal ilaçların ve gübrelerin insan sağlığına olan zararları bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Bunun yanında bu maddelerin, doğal kaynaklarımızı ve çevremizi kirlettiği de bilinmektedir.

Bugün ağırlıklı olarak uygulanan tarım metodu “fazla ürün elde etme“ anlayışına sahiptir. Bu yüzden insan sağlığı ikinci plana itilmiştir. İnsanlar yok sayılmakta, çevre ve doğal kaynaklarımız yok sayılmakta, gelecek nesil kimsenin uğrunda değil, yenilenemeyen kaynaklarımız haince kullanılıyor. Bu gibi durumların hâkim olduğu dönemlerde bulunmaktayız. Bu durumların vahim olduğunu fark eden milletler hemen harekete geçerek “Organik Tarım“ uygulamasını öne atmışlardır. Bu uygulamaya göre, ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal denge yeniden kurulmaya çalışılacaktır. Bu yapılırken de; insan ve çevreye dost olarak, kimyasal tarım ilaçları, hormonlar ve mineral gübreler yasaklanarak bir metot geliştirildi. Organik tarım “fazla ürün elde etme“ anlayışının dışında “üründe kalite“ anlayışının sembolü olmuştur.

Organik tarım, insan dostu, çevre dostu ve insan sağlığına saygılı bir tarım metodudur. Bu yüzden, organik tarım, bu anlayışı algılayan insanlar tarafından hemen benimsenmiş ve desteklenmiştir.

Organik tarım, bir tarım metodunun dışında iyi bir yaşam anlayışı da olmuştur. Doğallığı, kaliteyi, güvenirliliği, temiz bir çevrenin olması gerektiğini ve geleceğimizi teminat altına alınmasının gerektiğini benimsemiş insanlar organik tarımı her hareketlerine yansıtmaya çalışmışlardır ve bu anlayışı yaşamlarıyla bağdaştırmayı istemişlerdir.

Organik tarım gereklilikten ortaya çıkmıştır ve ekosistemi kurtarıcı bir görev üstlenmiştir. Bugün çok hızlı bir şekilde yayılan organik tarım, performansını tüm milletleri yakından ilgilendiren amaçlarına borçludur.

Organik tarımın hedefledikleri

Her hareket bir amaca yöneliktir. Organik tarımın da bazı amaçları vardır. Bunlar;

  • Gelecek nesilleri korumak.
  • Toprak ve genetik kaynak erozyonunu önlemek
  • Su miktar ve kalitesini korumak
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak ve enerji tasarrufu yapmak
  • Kimyasalların insanlar, çevre ve hayvanlar üzerindeki olumsuz etkilerinden korunmak.
  • Çiftçilerin ve tarımsal işletmelerde çalışan insanların sağlığını korumak
  • Küçük çiftçilerin güvenliğini üretim döngüsü veya gelir düzeylerini artırarak sağlamak
  • Daha nitelikli ürün elde etmek
  • Gelecek nesilleri korumak
  • Ekonomiyi desteklemek

Organik tarım üretim metodunun bu amaçlara yönelik olduğunu bilen toplumlar hemen bu metodu savunarak organik tarım camiasına katılmışlardır. Amaçları ve avantajlarıyla göz kamaştıran organik tarım anlayışı biranda dünya görüşü haline geldi. Çünkü kimsenin itiraz edemeyeceği gerekçeleri savunarak ekosistemin yeniden kazanılmasında samimi ve güvenilir bir yol izlemeyi hedeflemiştir.

Organik tarım; metoduyla, sistemiyle, güvenilirliğiyle, samimiyetiyle insanları etkilemeyi başarmıştır. Çünkü yukarıda bahsettiğimiz organik tarımın amaçları tüm dünyayı çok yakından ilgilendiren konulardan meydana gelmektedir. Bu amaçları gerçekleştirmeyi hedefleyen sisteme büyük destek verilmesi gerekir.

Neden organik tarım?

Bana göre organik tarım hakkında bilinçlenmek ve bu anlayışı anlamak da bir destektir. Organik tarım hakkında bilgi sahibi olmuş bir kişinin herhangi bir ortamda konuyla ilgili bilgi vermesi organik tarımın yayılmasına yardımcı olacaktır. Organik tarım hakkında bilgisi olan kişilerin yeri geldiğinde konuşmaları gerekmektedir. Çünkü bu dünya hepimizindir. Ölene kadar içerisinde yaşayacağımız bir ortamın geleceği tehlikeye düşmüşse hep beraber hareket edip kurtarmamız icap eder. .

Eğer sağlığımızı tehdit eden bir şeyler varsa bu şeyleri ortadan kaldırmaya çalışmak yine bizlere düşer. Eğer bizden geçti diyorsanız en azından gelecek nesiller için bir şeyler yapalım. Çünkü gelecek nesillere kötü yaşam koşulları bırakmaya hakkımız yok.

Organik tarım yaşam anlayışına katılmamız için hiçbir ön koşul gerekmemektedir. Din, ırk, renk, millet, cinsiyet, mezhep gibi bir ayrım söz konusu değildir. Çünkü bugün içinde bulunduğumuz ortam sağlığımızı tehdit etmektedir ve tüm dünyayı ilgilendirmektedir. Ayrıca hatalı yapılan tarımsal uygulamalarla ileride içerisinde yaşanmaz hale gelen bir dünya meydana gelecektir.

Bu yüzden tüm dünya milletlerinin organik tarımın hızlı yayılması ve uygulanması için destek vermeleri gerekir. Tarım politikaları organik tarım üzerine kurulmalı ve son sürat çalışmalar başlamalıdır. Türkiye dahil olmak üzere birçok ülke organik tarıma geçme çalışmaları başlatmıştır. Tüm dünya ülkelerinin organiğe geçiş yapmaları için ülkenin karar mekanizmalarının hızlı çalışması ve zaman kaybetmeden organik tarım lehine karar alıp uygulamaya geçmeleri gerekir.

Bu yazıyı paylaş:

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

1992 senesinde temel tıp eğitimimi İstanbul Tıp Fakültesi’nde (Çapa) tamamladıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nı kazanarak 1997’de ihtisasımı tamamladım. 1997-1999 yılları arasında İstanbul Harp Akademileri’ndeki askerlik vazifemi tamamladığımdan beri Pediatri Uzmanı olarak çalışmaktayım. 2008 senesinden beridir de İstanbul Pediatri Merkezi‘nde hasta kabul ediyorum.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir