Otoimmünite nedir?

Otoimmün Hastalıklar

Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin vücuttaki bazı dokuların hücrelerini bakteri veya virüslerden ayırt edememekte ve kendi öz dokularını yabancı kabul edip onlara zarar vermektedir. Örneğin romatoid artritte eklem dokularına; Guillain-Barré sendromunda veya multipl sklerozda sinir hücrelerine; İdiopatik trombositopenik purpurada trombositlere karşı reaksiyon gelişmektedir. Bunu tetikleyenin ise ne olduğu tam olarak bilinmemektedir.

Otoimmün hastalık nedir?

Normalde bağışıklık sistemi (immün sistem) kendinden olan hücre ve dokular ile kendinden olmayanları ayırt etme yeteneğine sahiptir. İmmün sistem bakteri, virüs, mantar ve parazitlere karşı koruma, savunma sağlar. Dışarıdan bu etkenler vücuda girince bağışıklık sistemi hücreler ve antikor denen proteinleri aracılığıyla bunlara karşı saldırı düzenler. Oysa bir otoimmün hastalıkta immün sistem, yanlışlıkla vücuda saldırmaktadır.

Otoimmün hastalıklar nasıl oluşur?

Pekiyi ne oluyor da bağışıklık sistemi kendisine ait dokulara saldırarak hasar veriyor? Bu durumun ortaya çıkışının biyolojik mekanizması hala tam kesinlik kazanmadı. Ancak son zamanlarda kronik flora bozukluğu, bağırsak epitel hücrelerinin bağlantı yerlerindeki hasar, bağırsak bakterilerinden salgılanan endotoksinlerin yarattığı sinsi kronik enflamasyon, kronik oksidasyon, antioksidan sistemlerin zayıflığı (metilasyon bozuklukları) zemininde geçirilen bir virüs enfeksiyonu sırasında, virüslerin kişinin öz dokularında yarattığı hasar sonucu bağışıklık sisteminin bu dokuları “yabancı” olarak algılayıp hasar vermeye başladıkları üzerinde önemli çalışmalar var. Dikkat ederseniz bağırsak florası üzerine çok fazla eğiliyorlar. (Buradan şu mesajı çıkarmalıyız: Ambalajlı gıdalardan uzak duralım, şeker, hormonlu gıda, çiftlik balığı, organik olmayan tavuk, konserveler vs’den sakınalım. Ayrıca C, D, E vitamini, selenyum, magnezyum, omega, koenzim Q10 gibi destekleri, eksiklik belirtileri ve hastalık ortaya çıkmadan almak gerekir.)

Bazı otoimmün hastalıkların sıklığının artışı çevresel etmenlerin ve beslenme hatalarının bunların ortaya çıkmasındaki rolü desteklemektedir.

Otoimmün hastalıkların bazıları ailesel eğilim göstermektedir: Mesela multiple skleroz ve sistemik lupus.

Aşağıda en sık rastlanan ve muhtemelen sizlerin de “aaa bu da mı otoimmün hastalıkmış?” diyeceğiniz otoimmün hastalıkların adları ve bunlar hakkında kısa bilgiler vereceğiz:

Multiple Skleroz

Nöronların miyelin denen kılıflarına karşı otoimmün saldırı olur ve beynin hangi bölgesinde hasar varsa o bölgeyle ilgili uyuşma, tutukluk, güçsüzlük semptomları olur.

Lupus

Bağ dokularına karşı çok sayıda antikor gelişmekte ve ateş, yorgunluk, eklem şikayetleri, deri, böbrek ve beyin tutulumu olmaktadır.

Tip 1 Diabet

Pankreastaki insülin üreten hücrelere karşı antikor üretilir; insülin üreten hücreler ölür.

Romatoid Artrit

Lupus gibi eklem ve bağ dokularına karşı antikorlar üretilmektedir.

Hashimoto Hastalığı

Tiroid hormonu üreten hücrelere karşı antikor üretilmekte, tiroid salgısı azalmakta; üşüme hissi, çabuk yorulma, kilo alma, saç dökülmesi , guatr vs belirtiler ortaya çıkmaktadır.

Graves Hastalığı

Bu hastalıkta da boynun ön tarafındaki tiroid bezi hücrelerine karşı otoantikorlar oluşmakta, Hashimoto’dan farklı olarak aşırı hormon üretilmekte ve hormon fazlalığı belirtileri görülmektedir.

İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları

İnce ve kalın bağırsakların değişik bölgelerinde, bağırsağın içini döşeyen epitel hücrelerinde değişik derecelerde hasara neden olan hastalıklardır. Crohn ve kolitis ülseroza adlı hastalıklar sitede sindirim sistemi hastalıkları başlığı altında ayrıca uzun uzun anlatılmıştır.

Addison Hastalığı

Böbrek üstü bezlerinde kortizon ve aldosteron denen hormonların üretildiği bölgede haar ortaya çıkmakta ve buna bağlı olarak kortizol ve adosteron eksikliği belirtileri görülmektedir.

Bu yazıyı paylaş:

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

1992 senesinde temel tıp eğitimimi İstanbul Tıp Fakültesi’nde (Çapa) tamamladıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nı kazanarak 1997’de ihtisasımı tamamladım. 1997-1999 yılları arasında İstanbul Harp Akademileri’ndeki askerlik vazifemi tamamladığımdan beri Pediatri Uzmanı olarak çalışmaktayım. 2008 senesinden beridir de İstanbul Pediatri Merkezi‘nde hasta kabul ediyorum.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir